Siz kendinize varacaksınız. Siz ‘insan’ olacaksınız.
Yaptığı şeyin doğru olduğuna
inan/dırıl/mış insanın beyninde (insana dair olan, insan olduğunu hatırlatan)
vicdan, ahlak, haysiyet, merhamet ve adalet sözcükleri başkalaşım geçirmiştir.
Onlara sahip olan kafanın içinde, duymak istedikleriyle, görmek istedikleriyle
beslenirler. Başkalaşırlar. Doğru
olmadığına inandığı şeyi yapmak zorunda kalan insan ise, bu terimlerin
düşüncesindeki anlamları ve eylemlerindeki anlamları arasındaki uçurumda kendini kaybeder. Bu ikilemde, tek çare bu duyguları inkar etmektir. Bu duygulara sahip olmadığını idda etmektir.
Yaptıklarını beynindeki vicdan, ahlak, haysiyet, merhamet ve adalet tanımına
oturtamayan zavallı insan bu derin ızdırabtan kurtulmak için son çare olarak
sahip olduklarını reddeder. Artık ne vicdana sahiptir, ne ahlaka, ne haysiyete,
ne merhamete ne de adalete. Ve artık insan ona insan olduğunu hatırlatan çoğu
duyguyu kaybetmiştir. Şimdi hayvan olma vaktidir. Şimdi içinde ona muhasebe
yaptıracak, tereddüte düşürecek hiçbirşey yoktur. Artık yaptığı doğrudur,
meşrudur. Böylelikle zehir gibi çalışan insan beyninin; o gücüne güç katan hırs
ve inanç, yanlış yöne bir rota tutturmuştur. Ve ulaşana kadar kasıp kavuracak,
yılmayacaktır.
Beyninizi ve ruhunuzu neyle
beslediğinizi bilin. Başkalarının eline bırakmayın, kendi iradeniz, kendi
ellerinizle besleyin. Ne okuduğunuzu, ne dinlediğinizi, kimi izlediğinizi
bilin. Kontrolü sahibinin ellerinde olmayan her beyin, her ruh; yanlış yöne
ateşlenebilir, felakete çığır açabilir. Beyninize, ruhunuza, benliğinize sahip
çıkın.
Eğer beyninizin ve ruhunuzun
kontrülünün artık sizde olmadığını düşünüyorsanız, eğer ki onları değiştiremediğiniz, mecbur olduğunuz, gücünüzün yetmediği ‘başka’ güçler
beslediyse bu vakte kadar… Hiç geç değil… Ne beyniniz ne de ruhunuz sizi
unutmuş olamaz. Onların ilk aşkı sizdiniz. Derinlerinde bi yerlerde muhakkak
size ait bir ize rastlarsınız. İzi bulun ve usulca dokunun. Sizi
hatırlayacaktır. Önce bi çarpılacak, apışıp kalacak, bi durup sindirmeye
çalışacak varlığınızı. Bunca yokluğunuzun üzerine varlığınızı oturtmak zor
olacak elbet. Ama muhakkak birbirinize
yeniden aşık olacaksınız. Beyin hatırladıkça hatırlatacak, ruh hissettikçe
hissettirecek ve siz hatırladıkça, hissettikçe yeniden ‘siz’ olacaksınız, ‘ben’
olacaksınız.
Siz kendinize varacaksınız,
siz ‘insan’ olacaksınız.



Yorumlar
Yorum Gönder